BENİM ÖYKÜM

Özel Seçkin Koleji, Kent Konseyi Eğitim Çalışma Grubu, YA-PA Çocuk Kulübü ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla hazırlanan aile katılımlı "BENİM ÖYKÜM" projesi göz doldurdu.

Projeye Milletvekili Mehmet Erdoğan, Rektör yardımcısı Prof. Dr.Abdurrahman Kadayıfçı, Vali Yardımcısı İbrahim, Emniyet Müdür Vekili İbrahim, Şahinbey Kaymakamı, Şahinbey Belediye Başkanı Tahmazoğlu,Oğuzli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, Şahinbey İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Celal Kartal,Kent Eğitim Çalışma Gurubu Başkanı Kemal Küçükcan ve çok sayıda davetli katıldı.

Burada bir konuya değinmeden geçemeyeceğim. Konu eğitim olmasına rağmen her kamu kurum ve kuruluşlardan temsilciler katıldığı halde İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümden hiç kimsenin katılmaması dikkat çekti. Davetliler arasında şube müdürü Celal Kartal vardı ancak Kent Konseyi Eğitim Çalışma grubunun üyesi olduğu için katılmıştı.

 Farklı okullardan katılan 5 ve 6 yaş grubunda bulunan çocuklar jürinin karşısında hayallerini resimle ifade ettiler. Jüri, çocuklarımızın hiç kimseden yardım almadan çizdikleri resimleri değerlendirerek 4 yaş grubundan 10 ve 5 yaş gurubundan da 10 kişi olmak üzere toplam 20 kişiyi seçtiler.

    İlk yirmiye giren çocuklar, Özel Seçkin Koleji tarafından bisiklet, çalışma masası, sandalye ve resim seti ile ödüllendirildi.

Okul öncesinin her evresi şüphesiz çok önemlidir. Ama 0–5 ile 0–6 yaş döneminin hassasiyeti kesinlikle tartışılamaz. Bu dönem, çocuklarımızın temelini oluşturur. Bu dönemdeki doğru yönlendirme de onların yaşam boyunca güvende olmasını sağlar.

Daha sonraki dönemlerde alacakları eğitim ve hayata atıldıktan sonraki başarılarının bu dönemle yakından ilgisi olduğu konunun uzmanları tarafından da ifade edilmektedir. Bu dönemde çocuklarımızın yaşayacağı her türlü olumlu olumsuz davranışlar, ilerleyen yıllarda kişiliklerini etkileyen sebepler olarak karışımıza çıkacaktır.

Özel Seçkin Kolejinin gerçekleştirdiği "Benim Öyküm" projesi, bir yarışmadan çok Okul öncesi eğitimde çocuklarımızı hayata hazırlarken, sosyalleşme, paylaşma özgüven, iş birliği, yaratıcılık, kendini ifade edebilme, başkalarının hakkına saygılı olma, kendi haklarını koruyabilme, ana dilini doğru kullanma, sorumluluk alabilme, kısaca yavrularımıza ayakları üzerinde durabilme davranışlarını kazandırmaya yönelikti.

Sosyal etkinlikler, çocuklarımızın gelişim düzeylerine göre planlandığında tek başlarına ihtiyaçlarını gidermeyi, bağımsız hareket edebileceklerinin farkına varmayı ve kendilerine olan güvenlerinin artmasını sağlar.

Kazandırılmak istenen bu davranışlar beceriye dönüştüğünde, okulöncesi eğitimde amacına ulaşmış olur.   Çocuklarımız adına en doğru eğitimin, ebeveynlerle eğitimcilerin işbirliği yapma gereğine inanan özel seçkin kolejinin seçkin kadrosu resimli benim öyküm projesini bu bakış açısıyla hayata geçirmiştir.   

Bu gerçeği bilen gelişmiş ülkeler, bu dönemdeki çocukların tamamına yakınını okullaştırmıştır hatta bazı ülkelerde bu oran yüzde yüzdelere varan seviyeye ulaşmıştır. Örneğin AB ülkelerinde okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranı %36–%100 arasında iken, ülkemizde bu oran sadece %21 seviyesindedir.

    Bu nedenle, geleceğimiz olan çocuklarımız için bu tur etkinliklerin kesintiye uğramaması, hatta artırılarak sürdürülmesi okul öncesi eğitime büyük hizmet olacaktır.

Unutmayınız ki, güzel Türkiye'mizin aydınlık yarınları çocuklarımızın elinde şekillenecektir. Çünkü her çocuk özeldir, her çocuk güzeldir.

                                                       İbrahim Kaçıran