Röportaj - AB Hakkında

Özel Seçkin Okulları AB hakkında ne düşünüyor?

I. ve II. Dünya Savaşlarının yıkıcı etkileri, özellikle II. Dünya Savaşı sırasında dünyaya yayılan milliyetçilik ilkesinin etkisiyle bağımsızlık mücadelelerinin artması ve bunun sonucunda sömürgelerinin büyük bölümünü kaybeden ve böylece Pazar-hammadde kaynakları azalan Avrupa Devletlerin ekonomik açıdan bir çıkmaza girmesi Avrupa Birliğinin temellerinin atılmasında ilk belirleyici etkenlerdir.

II. Dünya Savaşından sonra ABD'nin çok gelişmesi Avrupa ve dünya politikasında söz sahibi olması, Rusya'dan yayılan ve Emperyalizm için büyük tehlike olan Sosyalizm, NATO ve Varşova Paktı arasındaki soğuk savaş ve bunun sonucunda başlayan hızlı bir silahlanma yarışı Avrupa devletlerini birbirlerine yaklaştırmıştır. Son yıllarda Asya'da meydana gelen ekonomik gelişmeler Avrupa İş Birliğini güçlendirmiştir. Bu durum daha çok ekonomik ve siyasi yönüdür.Avrupa Birliğinin, dinsel yönünün bir Hıristiyanlar Kulübü olduğunu unutmamak gerekiyor.

2. Müzakere süreci içerisinde eğitime ve eğitimciye önemli etkileri olacak mı?

Olacaksa nasıl etkilenir?

Önce şu soruları sormak gerekiyor.

Türkiye'nin gelenekçi eğitim ve öğretim sistemi Avrupa Birliği standartları ile ne kadar örtüşüyor.?

Eğitim ve öğretime yeterli ödenek ayrılıyor mu ?

Öğretmen, bina ve araç – gereç bakımından hazır mıyız?

Bu soruları artırmak mümkün. Müzakere sürecinde eğitim ve öğretim sistemimiz ve eğitimciler nasıl etkilenir sorusuna gelince; mutlaka olumlu etkileri olacaktır. Ama ne kadar? Temelden alınmayan çalışmalar ve Avrupa Birliği istiyor diye çal çap yapılan uygulamalar ne kadar yararlı olacak?

Güya eğitim-öğretim istemimiz Avrupa standartlarına uydurulmaya çalışılıyor.Bir karşılaştırma yaptığımızda sistemimizin çok farklı olduğu ortaya çıkıyor. Avrupa ve Amerika'daki okullarda 1. kademede ödev hiç yok, 2. kademede biraz ödev, lisede ise tamamen araştırma ödevlerine yönelik ve branşlaşmaya dayalı bir sistem var. Meslek Liselerine yöneltilmesi gereken çocuklar, normal Liselerde okuyor ve her yıl üniversite kapılarındaki yığılmalar artıyor. Son günlerde yapılan bir düzenleme ile İmam Hatip Lisesi öğrencilerine yine üniversiteye girebilme olanağı getirildi. Bu standartlarla çağdaş eğitim- öğretime geçmek mümkün mü? Düşündürücü. Hem akademik açıdan hem de kültürel açıdan donanımlı öğretmen gereksinimi gerekiyor. Burada bir kaynak sorunu gündeme geliyor. Eğitim ve öğretime ayrılan bu bütçeyle bunları yapmak zor görünüyor. Eğitimcinin bireysel çabası çok gerekli hale geliyor.

Ancak Özel Seçkin Okulları olarak biz, araştıran, sorgulayan, düşünen, ezberden kaçınan, klasik eğitim kalıplarının dışına çıkarak bilgiye doğru yönlendirilen çağdaş öğrenciler yetiştirme amacındayız. Ve bu amaca ulaşabilmek için yapılabilecek her çalışmayı destekler ve katılırız.

3. Türkiye'de üç farklı düşünce var Avrupa Birliği hakkında

Ne olursa olsun girelim
Hayır girmeyelim
Gireceksek onurumuzla girelim

Özel Seçkin Okulları neler düşünüyor? Özel Seçkin Okulları için AB olmazsa olmaz mı?
Gireceksek onurumuzla girelim. Bize getirilen kısıtlamalar Avrupa'nın Türkiye'ye bakışını ortaya koyuyor. Aslında burada iki sonuç ortaya çıkıyor.
Birincisi; Türkiye nasıl olsa isteklerimizi yerine getiremez.
İkincisi; zorlama ve kısıtlamalarla Türkiye'deki çıkarlarımızı artıralım. Tarihten ders almayan bir millet geleceğini de doğru temeller üzerine kuramaz. Osmanlıyı hatırlamamız sanırım yeterli olacaktır.
Avrupa Birliği tek seçenek mi? Hayır.

Türkiye Cumhuriyeti ilk kurulduğu dönemde her türlü olanaksızlıklar içinde ama Atatürk'ün önderliğinde her alanda başlatılan kalkınma politikası sonucunda Türkiye 1930'lu yıllarda dünyada en hızlı kalkınan üçüncü ülke olmuştur. Verdiğimiz her taviz hem bağımsızlığımızı ve onurumuzu zedeleyecek, hem de Dünyanın bize bakış açısını olumsuz hale getirecektir. Ulusal çıkarlarımız her şeyin üstünde tutulmalıdır.

  4. Müzakereler çerçevesinde serbest dolaşıma izin verilmiyor,siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında?

_  Tek cümleyle onur kırıcı ve aşağılayıcı, eşitliğe aykırı bir durum.

5.   Eğitimimiz hazır demiştiniz, ne kadar hazır?

Hazır değil. Ne alan bilgisi, ne de genel kültür düzeyinde istenen birikime sahip eğitimci sayısının yeterli olmadığı düşüncesindeyim.