YİNE FİLİSTİN, YİNE KATLİAM…!

Ortadoğu bölgesinde bulunan Filistin toprakları güneyden Lübnan, güneydoğudan Suriye, doğudan Ürdün, kuzeyden Kızıldeniz, kuzeybatıdan Mısır, batıdan Akdeniz ile çevrilidir. Yüzölçümü 28.220 km2, nüfusu 8 milyon civarındadır. 1948'de işgal edilmiş olan topraklarda yaşayanların % 79'u Yahudi, %21 ‘i Filistinlidir. 1967'de işgal edilmiş olan Batı yakada ise nüfusun % 91 ‘ini Filistinliler % 9'unu Yahudiler oluşturur. Filistinlilerin büyük bir kısmını  Arap topluluğu  oluşturmaktadır. Çok az sayıda Çerkez bulunmaktadır.  

Filistin, Müslümanlar için önemli manevi değerler  barındıran bir bölgedir. Müslümanlık inancının öncüsü olan çok sayıda  peygamberimizin yaşadığına inanılmaktadır. Önemli şehirleri Kudüs, Yafa, Hayfa,Gazze,  Nablus, Eriha ve Akka'dır. Kudüs'teki Mescid-i Aksa Müslümanların ilk kıblesi olmuştur. Bu nedenle Kudüsün Mescid-i Aksa'sı Müslümanlar için coğrafi değerinin yanı sıra çok büyük manevi değer arz etmektedir.  Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer ( r.a ) nın yüzyıllar önce Filistini almak isteyenlere karşı, büyük savaşlar verdiği, kısaca uğruna  peygamberlerin savaştığı, koruduğu bir  bölge olarak tanınır.

Filistinin Müslümanlar için kısaca önemini belirttikten sonra merhum Mehmet Akif'in dediği gibi tek dişi kalmış canavarların vahşetinden biraz söz etmek istiyorum.1097'de Haçlı orduları Kudüs'ü ele geçirerek tam 90 yıl süresince müslümanları katlettiler. Daha sonra mal hediye eder gibi Bizans imparatoruna Kudüs'ü hediye ettiler. Yavuz Sultan Selim 1516 ‘ da Kudüs'ü alarak  Osmanlı devletine bağladı. Fakat Filistinin kötü kaderi burada sona ermedi.  1922 tarihinde İngilizler Filistini tekrar işgal ettiler. İngiliz işgalcilerin hedefi Müslümanlar oldu. Müslümanları öldürerek topraklarını Yahudilere veriyorlardı, hem de birleşmiş milletlerin ilahi adaleti ile…

1947'de İngilizler Filistin'den çekilmeye başladılar. Birleşmiş Milletler verimli toprakların % 55' ni Yahudilere, verimsiz toprakların % 45'ini de Müslümanlara verdi. Yahudiler BM lerin kendilerine verdikleri toprakla yetinmeyip, üçte bir oranında Müslümanların topraklarını tekrar işgal ederek 1948'de İsrail'in kuruluşunu gerçekleştirdiler. O tarihten bugüne kadar devam eden çatışmalarda yüzbinlerce Müslüman şehit oldu. Malesef bu şehitlerin arasında yaşlılar, kadınlar ve çocuklar çoğunluktaydı.

İsrail henüz 58 yaşında olmasına rağmen bu kısacık ömrüne 6 büyük savaş sığdırdı. 1948'de İsrail'in kuruluşu ile ilgili savaş, 1956 ‘ da Mısıra açtığı savaş, 1967 ‘ de ABD nin desteğiyle Mısır, Suriye ve Ürdün' e açtığı savaş, 1968 de Ürdün'e saldırı, 1978 ‘de Arap – İsrail savaşı, 1982 de Lübnan'ın işgaliydi.

Saldırgan ve yayılımcı İsrail arkasında ya Avrupa ya da ABD olmuştur. Siyonistler İsrail'i hep dublör olarak kullanmışlar hala da kullanmaya devam ediyorlar.

Halepçe'de binlerce insanını katleden Saddam'ı yargılayan ABD ve AB bugün İsrail bombaları ile bedenleri parçalanan Lübnanlı ve Filistinli çocuklara seyirci kalmakta, hatta için için  sevinmektedirler.

Eğer, İsrail yatağında uyuyan savunmasız çocukları bombalarla parçalayacağı yerde, bir dağda domuzları bombalıyor olsaydı, ABD, AB ve hayvan dernekleri yöneticileri Gök kubbeyi İsrailin başına yıkarlardı. Kurban bayramına "katliam" yaygarası koparanlar hadi konuşun…

Ey dünya insan hakları yetkilileri!!!

Adaletin beşiği olarak bilinen yüce batı! bir balina için konsensüs sağlayan siyonist ve komünist zihniyet neredesiniz?  Bu zulme niçin dur demiyorsunuz?

İbrahim Kaçıran
Kurucu