Tüm Haberler
Tüm Duyurular

OKUMAYI BİLMİYORUZ
<< Geri Dön



Değerli Okurlarım,
   Önümüzdeki hafta Kütüphaneler Haftası, ben de bu yazımda sizlerle “okumak”  konusunu paylaşmak istiyorum. Bu konu yıllardır kanayan bir yara gibi içimde duruyor. Bugün kime sorsanız boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz diye vereceği cevaplardan biri de mutlaka kitap okuyorum şeklinde olacaktır. Ancak işin aslı hiç de öyle değil. Kitap okumak çevreye gösteriş olsun diye yapılan bir eylem değildir. Bugün okuduğunu iddia edenlerin çoğu kitabı layıkıyla okumamaktadır. Okuduğunu iddia edenler, kitabın boş zamanlarda yapılan bir hobi olduğunu zannediyorlar, oysaki bizler kitaplarımızı boş zamanlarda okumamalıyız, kitap okumak için boş zamanlar yaratmalıyız. Peki okumak nedir? Söyleyeyim.
   Okuma olayı bir uzun yolculuktur; beşikle başlar, mezarla biter. Okuma iğneyle kuyu kazmaktır; kararlılık ister, sabır ister. Okuma bir arayıştır, hakikati, doğruyu, güzeli arayış. Her arayış içinde bulma heyecanını barındırır. Bulursunuz, ikinci, üçüncü arayışlar başlar. Umut ve heyecan, okumanın ayrılmaz iki vasfıdır. Okuma insanlığın, umut ve heyecan da canlılığın şartıdır.
   Büyük yazarlardan Montesquieu  bakın bu konuda ne diyor: "Okumak, benim için hayatın verdiği acılara karşı eşi bulunmaz bir panzehir oldu daima… Çeyrek saatlik okumanın gideremediği sıkıntım olmamıştır."  Bir başka yazar Alphonse Korr: “  Okumak tutkuların en asilidir. Ekmek nasıl bedeni beslerse kitap da ruhu öylece besler diyor ve ekliyor: Okumak tatlı tatlı kendinden geçmektir.”
   Değerli okurlarım,
   Şimdi sizlerle dünyadaki ve bizdeki okuma oranlarıyla ilgili çarpıcı gerçekleri paylaşmak istiyorum.

Türkiye´de Okuma ve İzleme Oranları

Dergi okuma oranı % 4
Kitap okuma oranı % 4,5
Gazete okuma oranı % 22
Radyo dinleme oranı % 25
Televizyon izleme oranı % 94

Peki kitap için ne kadar para harcıyoruz:

Norveçli 137 Dolar.
Alman 122 Dolar
Belçikalı 100 Dolar
Avusturyalı 100 Dolar
Güney Kore’li 39 Dolar
İspanya’lı 39 Dolar
Dünya Ortalaması 1,3 Dolar
Türkiyeli 0.45 Dolar( 45 Sent)

Kişi başına düşen kitap sayıları ise şöyle: (Bir yılda basılan kitap sayısına göre)
İsrail 1169 kişiye bir kitap
Almanya 1022 kişiye bir kitap
Japonya 600 kişiye bir kitap
Türkiye 10.600 kişiye bir kitap

     Peki durum böyle iken hala okuyan bir millet olduğumuzu iddia edebilir miyiz? Osmanlılar dünyayı yönetirken en çok okuyan, en çok yazan millet değil miydi? Fatih, Yavuz, Kanuni vb. bir çok padişahın şiir kitapları yazdığını biliyor muydunuz?
Öyleyse gelin okumanın yararına inanalım ve kitapları bir gösteriş aracı olmaktan çıkararak layıkıyla okuyan bir millet olma yolunda hızla ilerleyelim.
Hepinize bol kitaplı günler diliyorum.

İbrahim KAÇIRAN
Kurucu