Tüm Haberler
Tüm Duyurular

İYİ BİR LİDER YÖNETİCİ PERSPEKTİFİ
<< Geri Dön



   Dünyanın en iyi lider yöneticisini Japonlar yetiştiriyor. Yönetici yetiştirme okullarında yönetici adaylarını karşılarına alarak ağza alınmayacak derecede hakaret edildiği halde “cool” yani serinkanlı olmalısın deniliyor.
   İlginç olan da bu kadar hakarete maruz kalan adayların yüzünde gülümseme bile eksik olmuyor. Aksi takdirde tasfiye ediliyorlar.
   Yönetici yetiştirme konusunda bir deha ve lider yetiştirme akademisinin kurucusu olan Prof. Dr. Derek Abel: Küresel yönetici, mütevazi, sevecen, sakin, yapıcı, üretici, kararlı, dirayetli, tavırlı, güler yüzlü olmalıdır, diyor.
“Yöneticilerde uzun vadeli bakış olmalı” diyen Prof. Dr. Abel ayrıca Japonya da profesyonel yönetici profilini 2060 yılına kadar planladıklarını da ifade ediyor.
   Türkiye’de maalesef ciddi anlamda yönetici yetiştiren akademilerin kurulamadığı, sadece bazı üniversitelerde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalı bulunduğu burada da yönetici değil iktisatçı yetiştirildiği herkesin malumudur.
   Daha çok özel organizasyonların bu konu ile ilgilendiklerini ve kısa süreli eğitimlerle mevcut yöneticileri yetiştirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Fakat birkaç saatlik eğitimlerle yönetici yetiştirilmeyeceğini algılayamadığımız gibi, güçlü yöneticilik için liderlik özelliğinin de şart olduğunu bilmiyoruz.
   Türkiye’de bir an evvel Japonya modelini uygulamaya koymalı ve “Lider Yönetici” yetiştirmek için üniversitelerin bünyesinde akademiler oluşturmalıyız. Daha sonra gerekirse bu konuda söz sahibi ülkelerden öğretim görevlisi bile ithal edebilmeliyiz.
   Çünkü iyi yetişmiş eğitimli bir yönetici, hem kaliteyi artırır hem de zaman yönetiminde verimlilik sağlar. Örneğin, bir taraftan bilgi sayesinde hataları azaltmış oluruz, diğer taraftan da hatalı çalışmayı düzeltmek için gerekecek zamandan tasarruf sağlamış oluruz.
   Bilginin kurumsallaşması aynı zamanda kurum içindeki uzmanlara daha kolay ulaşılmasını ve yeni işe girenlerin işe daha hızlı adapte olmalarını da sağlar. Bilginin kurumsallaştığı kurumlarda hiyerarşi de azalır, çünkü bilgiyi saklama ve tercüme etme görevi sistematik hale geldiği için kurumlarda bilgi ara kademelerin silahı olmaktan çıkar.
   Örneğin eğitim kurumlarında, istisnalar hariç, Japonya modeli ile yetiştirilmiş küresel lider yönetici bulunmamaktadır. Yani eğitim yöneticileri el yordamıyla atanmaktadır.
Yöneticiler el yordamıyla seçilirse eğitimde de alınan sonuçlar bu kadar olur. Prof. Aytaç Açıkalın “Okul yöneticisi kadar okuldur” derken bu konuya çok güzel parmak basmıştır.
   Yönetici, yönettiği sistemin geçmişinden dersler çıkararak sistemi daha da büyütecek ve etkin kılacak şekilde kontrol etmesini becerebilen kişidir.
   Eğitimli yöneticinin, amaca ulaşmanın mutluluğunun bilincinde olması ve çalışanlar açısından da aynı şeyin geçerli olduğunu kavrayabilmesi şarttır.
   Eğitimli yöneticinin yönetim faaliyetini bilimsel verilerle entegre ederek, becerisini en üst düzeye çıkarması gerekmektedir.
   Yönetici olgun davranmalı, kendine güvenmeli ve başkalarına güven vermelidir. Samimi, ilişki kurma ve empati yapma yeteneğine sahip olup, ileriyi görmelidir.
   Yönetici duygusal olgunluk içinde açık sözlü, etkili konuşup, doğru, bilgili, inisiyatif sahibi, kararlı ve dürüst olmalıdır. Çatışmaları da uygun yollarla çözüp, faydaya dönüştürerek, riskleri ve krizleri en uygun şekilde yönetmesini bilmelidir.
   Yönetici, İletişim gerçeğinin bir yönetici için ne kadar önemli olduğunu çok iyi kavrayıp, bunu astlarına da öğretmelidir. Ortak amaçlar belirlemeli, emrindekileri bu amaçlara yöneltmede maharetli olmalı, olumlu eleştirilere duyarlı olmalıdır.
   Ancak bütün bunları yapabilecek yöneticiler, akademilerde profesyonel uzmanlar tarafından eğitilmiş ve liderlik özeliklerini taşıyan adaylarla mümkündür.

Aşağıdaki hikâye bizdeki yönetici örneğini çok güzel açıklamaktadır.
Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün İstanbul üzerinde balonla dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür ve kaybolur. İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır.
-Pardon, ben nerdeyim acaba? Diye sorar.
-Yerden 500 metre yükseklikte bir balonun içindesin, der adam.
Yönetici sinirlenir.
-Sen mühendissin değil mi? diye sorar.
-Evet, der adam, nereden bildin?
-Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdiğin cevap yüzde yüz doğru fakat hiçbir işime yaramıyor.
Bunun üzerine sigara içen mühendis:
-Sen de yöneticisin değil mi?
-Evet, sen nereden bildin?
-Çünkü yerden 500 metre yükseklikte bir balonun içinde kaybolmuşsun. Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu şimdi benim suçum oldu!
Sonuç olarak liderden vazgeçtik yönetici yetiştirebilsek bize yeterde artar bile…



İbrahim KAÇIRAN
Kurucu