Tüm Haberler
Tüm Duyurular

GAZİLERİN BÜYÜK BULUŞMASI
<< Geri Dön



    Gaziantep; Anadolu, Mezopotamya ve Mısır’ı birbirine bağlayan önemli bir köprü vazifesi görmüş ve bu durum ona iktisadi-kültürel açıdan çok şey kazandırmıştır. Bu önemli konumundan dolayı tarih boyunca bölgeye gelen topluluklar sürekli olarak Gaziantep üzerinde hâkimiyet mücadelesi vermiştir. Milli mücadele döneminde önce İngilizler sonra’da Fransızlar tarafından işgal edilmiş olan Gaziantep’te, bu mücadele ve inkılâplarda büyük lider Atatürk’ün yaktığı ışık peşinden koşmuş, halkının tüm dünyaya örnek olacak büyük bir savunma ve mücadele örneği gösterip 6317 şehit bir o kadar da gazi vererek 25 Aralık 1921’de düşman işgalinden kurtulmuştur. Bu büyük mücadele sonucunda şehre 6 Şubat 1921’de “GAZİ” unvanı verilerek ismi “Gaziantep” olarak değiştirilmiştir. Gaziantep, adını tarihin derinliklerinden, sıfatını ise Milli Mücadeledeki ünlü savunmasından almıştır. 
             
    Atatürk; Milli Mücadele yıllarında, Gazianteplilerin yiğitçe direnişini, canları pahasına şehirlerini savunmalarını coşkuyla izlemiş, onlara her fırsatta güç vermiş, her fırsatta övmüştür. Gaziantep’e karşı büyük bir sevgi duyan Atatürk bir türlü fırsat bulup bu şehre gelememiştir.  Milli Mücadele öncesi Suriye cephesinde 7. Ordu Komutanı olarak görev aldığı zaman, 1918 yılı Ekim ayı başlarında Kilis’e kadar gelmiş, Kilis’te bir gece kalmış fakat Gaziantep’e gelememiştir. Gaziantepliler onu ancak 26 Ocak 1933 Perşembe günü kucaklayabilmiştir.   Milli mücadele yıllarında Atatürk’e;
“ORDU YOK” dediler “KURULUR” dedi.
“PARA YOK” dediler “BULUNUR” dedi.
“DÜŞMAN ÇOK” dediler “YENİLİR” dedi.
Ve bütün dediklerini yaptı. Çünkü o Gaziantep’te olduğu gibi tüm yurtta Türk insanının kahramanlık destanları yazacağını, bağımsızlığı uğruna göğsünü siper edeceğini biliyordu ve öylede oldu.   

  Türkiye’yi kurtaran Mustafa Kemal Atatürk hiçbir yerden yardım almadan on bir ay işgal altında kalan şehrini teslim etmeyen Antep’i, Anteplileri unutmadı. Çünkü Gaziantep’in kurtuluş için verdiği mücadele Milli Mücadele’nin temelini oluşturmuş tarihe mal olmuş örnek bir savunmadır. Bunu en iyi şekilde bilen ve yakından izleyen Mustafa Kemal Atatürk, Anteplileri kutlamak, yüceltmek için 76 yıl önce Gaziantep’e gelmiştir.   1933 yılı Ocak ayında yurt gezisine çıkan Atatürk, Adana’dan sonra 26 Ocak 1933’te Ramazan Bayramının arifesinde büyük bir heyecanla Gaziantep’e yönelmiştir.  Atatürk, bayramı Gaziantep’te geçirmek istiyordu.  Haber Gaziantep’te duyulunca halk iki bayramı bir arada kutlama sevinci içinde şehri bayraklarla süslemeye başladı. Atatürk 26 Ocak 1933’ Perşembe günü yani Ramazan Bayramının arifesinde Perşembe günü saat 11.00’de Gaziantep’e girdi.
           
    O gün Gaziantep, bayramı önceden yaşamaya başlamıştı bile,  Gaziantep ana-baba günü gibi, Gaziantep gururlu, Gaziantep mutlu. Elleri parçalanırcasına alkışlayanlar, sevinçten bağıranlar, ağlayanlar görülüyordu. On binlerce kişi adaşını, gazisini karşılamaya çıkmıştı. Davullar zurnalar çalıyor, yöresel oyunlar oynanıyordu. Alınan tedbirlerin hepsi boştu. Gaziantepli kahramanını yakından görmek, elini öpmek istiyordu. Konvoy insan selinden daha fazla ilerleyemedi ve durdu. Atatürk karşılayanları selamladıktan sonra arabasından indi bugünkü öğretmen evinde caddeye bakan balkondan halka hitaben bir konuşma yaptıktan sonra halkın arasında bir süre yürüdü, tekrar arabasına bindi. Atatürk Bulvarı’ndan Halkevine geldi. Akşam, Gaziantepliler Atatürk’ün Antep’e gelişi onuruna iki yüz kişilik yemek verdi. Yemeğin sonunda Gaziantep Milletvekili Kılıç Ali şu konuşmayı yaptı; “Gazi, bizim Gazimiz, kâinat ve insanlığın Ulu Gazisi… Gaziantep’in yüreğinden akan sesi dinliyor musunuz? Bu ses, tek ses olarak neden senin büyük yüreğine akıyor. Gaziantep seninle yeniden kuruldu, çünkü sana inandı, bağlandı. Sana inanan, sana bağlanan kendi varlığına inanır. Hakk’a inanır, sonsuzluğa bağlanır. Sen her şeysin, Gazisin. Büyük Türk’ün bizzat kendisisin, özüsün, kütük adın Gazi Mustafa Kemal’dir. Fakat doğuş adın, tarih adın, asıl adın Türkiye’dir.” Ertesi gün bayramın birinci günü Atatürk valilikte yapılan bayramlaşma törenine katıldı. Üstü açık bir arabayla halk ile bayramlaşarak Belediye’ye geldi. Belediye meclis salonunda toplanan Gaziantepliler ile şehrin sorunlarını görüştü, ihtiyaçlarını sordu. Şehir meclis üyeleri bazı isteklerde bulundular. Atatürk; “Antep güzel şehir, Gaziantepliler vatanperver, cesur ve çok çalışkandır. Bu şehir her şeye layıktır. Gereken yardım hemen yapılacaktır.” demiştir. Gaziantep halkı şehrinde bir lise olmasını istiyordu. Atatürk hemen dönemin başbakanı İsmet İnönü’ye bir telgraf göndererek Gaziantep’teki ortaokulun lise haline getirilmesini, bu işin iki gün içinde sonuçlandırılmasını istedi. Üç gün içinde sonra 1 Şubat 1933’te Gaziantep Lisesi açılmıştı. Şehir meclisi yaptığı törenle Atatürk’e “Hemşehrilik Belgesi” verilmesini kararlaştırdı. Atatürk Gaziantep Nüfus Kütüğünde, Bey Mahallesi, hane 43, cilt 86, sayfa 56, Zübeyde’den doğma, Ali Rıza oğlu 1881 Selanik doğumlu Gazi Mustafa Kemal olarak kaydedildi ve belge Belediye başkanının konuşması ile Atatürk’e verildi. Belediyeden Garnizon komutanlığına geçen Atatürk, subay ve erlerin bayramlarını kutladı. 27 Ocak 1933 Cuma günü öğleden sonra Narlı’ya buradan da trenle Adana’ya gitti.               
           

    Atatürk, Gaziantep’in Kurtuluş Günü yıldönümü olan 25 Aralık’ta Gazianteplilerin kurtuluş bayramını sık sık telgraf çekerek kutlamıştır. Atatürk 25 Aralık 1936’da Gaziantep’in 15. Kurtuluş yıldönümünde gönderdiği telgrafta şöyle diyordu; “Türküm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük Türk köyü Gazianteplileri kahramanlık misali olarak alabilir.” Bugünlerin kıymetinin bilinmesi gerekmektedir, Atatürk gibi bir lideri olmayan ülkelerin ne duruma geldiğini gördük. Gaziantepliler ulu önderinin adaşı olan Türkiye Gazisini her zaman saygıyla minnetle anmıştır. Atatürk’ün Gaziantep’e geliş günü olan 26 Ocak günü, bir bayram olarak coşkuyla her sene kutlanmaktadır. 


İbrahim KAÇIRAN
Kurucu