Tüm Haberler
Tüm Duyurular

BAYRAM
<< Geri Dön



      Bütün insanların birbirine daha çok yaklaştığı, dargınlıkların unutulduğu, küslerin barıştığı, eş ve dostların kucaklaştığı, sevenlerin bir araya geldiği günler midir? Bayramlar! 
     Ebediyete intikal etmiş olanların bile unutulmayıp mezarlarının ziyaret edildiği, yoksul, hasta ve mağdurların gözetildiği, rahmet ve şefkat dolu günler midir? Bayramlar!
     Peki, bizler bayramın hangi vecibesini ve şartını yerine getirebiliyoruz acaba?
     Hiç değilse bayramlarda çevremizde bulunan işsiz, güçsüz, aç ve perişan haldeki insanları düşünebilsek!...
     Evini geçindirmek için namusuyla kazanacağı, ekmek parası uğruna ter döken ve evine aylardır bırakın et almayı, ekmek dahi alamayan insanların varlığından haberdar olabilsek…
     Ailelerinin lastik ayakkabı bile alamadığı, eğer verirlerse komşularının iki üç beden büyük kıyafetlerle bayramı geçiren, oyuncakları sadece vitrinlerde gören, çocukları sevindirebilsek…
     Eski bayramların neşesini, mutluluğunu ve paylaşımcılığını biliyor muyuz ya da büyüklerimizden hiç dinledik mi?
     Sizleri bilmiyorum ama bugün benim gördüğüm sokaklar bayramlarla dolu değil, çocukların gözleri ışıl ışıl parlamıyor, luna parkları eski kadar renkli değil.
     Eski bayramlar bir masal oldu. Ne yazık ki insanların mutlulukları, eline geçen paraya göre değişiyor. Bayramlar günümüzde insanların gösteriş yarışına girdiği günler oldu.
     Çevremizdeki insanların sıkıntılarını, ızdıraplarını ve ihtiyaçlarını düşünmeden ve hiçbir şey yapmadan bayramı yaşayabilir miyiz?  Vicdanen tatmin olmadan bayramlar bayram olur mu?  Vicdanımız ve ruhumuzun mutluluğu ile bayramı yaşayabileceğimize inanıyorum. Vicdanımız çevremizdeki yoksunluklar ve haksızlıklar karşısında muzdarip değil mi?
     İşte bir bayram daha geldi. Yeni ve hiç yaşanmamış bir bayram. Gelin, bu bayramı bayram gibi kutlayalım yeniden!  Gelin, milli ve manevi kimliğimizin yıllardır yaşattığı kültürü hor görmeyelim de sevindirelim yolumuzu gözleyenleri! Gelin bu defa ömründe bir defa bile et yememiş olan masum çocukları unutmayalım. Kenar mahallelerde bizleri umutla bekleyen insanların yanına koşalım ve sevgimizi içtenliğimizle birlikte onlarla paylaşalım. Emin olun ki onların yüreklerine sunacağımız mutluluğun bizlere manevi haz olarak dönmesinin vereceği kazancı başka hiçbir şeyde bulamazsınız.
     Şair Seyfet Bozçalı dizelerinde bayramı ne güzel dile getirmiş:

Gönüller huzur bula, bayram ola bayram ola.
Kin, nefret rafa kalka, bayram ola bayram ola.
Yoksullar giydirile, aç insanlar doyurula,
Muhtaç insan kalmaya, bayram ola bayram ola...

     Sonuç olarak mutluluk, neşe ve huzurun karşılığı bayram ise, bunu ancak ruhumuzla yakalayabiliriz. Ruhumuz ve vicdanımız huzurlu olduğu müddetçe bayramları bayram gibi yaşarız. Her gününüzün bayram tadında geçmesi dileğiyle hayırlı Bayramlar...

İbrahim KAÇIRAN
Kurucu