Tüm Haberler
Tüm Duyurular

EĞİTİM YAZBOZ TAHTASI DEĞİLDİR!
<< Geri Dön



HAYAL GÜCÜ DERİN, FAKAT BİLGİSİ OLMAYAN KİMSENİN, KANATLARI VAR, ANCAK AYAKLARI YOKTUR. (JOSEPH JOUBERT)

     Değerli okurlarım, bugün sizlerle paylaşacağım konu aslında yukarıdaki sözün doğruluğunu da net bir şekilde ortaya koyuyor. Sadece hayal gücüyle bir takım değişiklikler yapıp mantıkla bunu desteklemeyen insanların başına neler geliyor birlikte inceleyelim.
     Bildiğiniz üzere 2007–2008 de ilk defa uygulanan SBS (seviye belirleme sınavı) kelimenin tam anlamıyla skandal boyutundaydı. Öğrenciler sınava nasıl hazırlanacakları konusunda bilgilendirilmedikleri gibi öğretmenler de sembolik olarak birer ikişer saatlik toplantılarla sözde bilgilendirilmişlerdi. Aslında bilgilendirenlerin de konu hakkın da fazla bilgi sahibi olduklarını sanmıyorum.
     Basında SBS ile ilgili çıkan çarpıcı haberlere inanası gelmiyor insanın. Eğitimin önemine sabah akşam vurgu yapan MEB’in bu kadar hata yapmasını anlamak mümkün değil. Hatta kredili sistem bile SBS’nin yanında masum kalır. Esas ilginç olan da bu sınavın üzerinden aylar geçmesine rağmen hiçbir yetkilinin çıkıp bir açıklama yapmaması ve sistemdeki yanlışların farkındayız düzeltmek için çaba sarf ediyoruz dememesidir.    
     Seviye belirleme sınavı (SBS) okullara gönderilen kılavuzlarda, SBS test sonucunun %70’i, okul başarı puanının %25’i, davranış notunun %5’i alınarak bir sınıf puanı oluşturulacağı şeklinde açıklanıyordu.
Ancak çocuklarının durumunu yakından izleyen öğretmen ve veliler hesaplamanın böyle yapılmadığını iddia ediyorlar. Ayrıca 6.sınıflarda 829 kişinin birinci olması ve bakanlığın il ve Türkiye derecelerini açıklayamaması da bu tezi doğruluyor.
Örnek bir: Karnede beşlik sistem, SBS de ise yüzlük sistemin uygulanması elma ile armudu toplamak gibi bir şeyden başka bir şey değildir. 
Örnek iki: Bütün notları 5 olan bazı öğrencilerin, notları 5’in altında olandan daha düşük YSBP puanı alması.
Örnek üç: Aynı okul mezunu ve davranış notları eşit olduğu halde (YSBP) yılsonu başarı puanı 83 olan öğrencilerin, 81 olandan daha düşük ek puan alması.
Örnek dört: Bir öğrencinin (SBP) seviye belirleme puanı 463, (YSBP) yılsonu başarı puanı 87, davranış puanı 100 olmasına rağmen, sınıf puanı 463 olarak belirlenmiştir.
Örnek beş: Bir öğrencinin SBP 347.066,YSB 79.23 davranış puanı 100 ve oluşan sınıf puanı 378.269.Yani 31 puanlık artış var ikincide.
Örnek altı: Bir öğrencinin SBS puanı 468, başka bir öğrencinin 465, araya yılsonu başarı puanı girince birinci öğrencinin puanı 460’a düşüyor, ikinci öğrencinin 470’e yükseliyor.
Örnek yedi: Açıklanan SBS sonuçlarına göre 6. sınıfta bir öğrenci 500 tam puan almıştır. Okul puanı 89 bu durumda sınıf puanı 491’e inmiştir.
Örnek sekiz: SBS puanı 470 ve okul puanı 90, sınıf puanı 477, yani öğrencinin sınıf puanı 7 puan yükselmiştir.
     Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Sistemin yeni olması, sınavın ilk defa yapılıyor olması ve benzeri sebeplerden dolayı bazı hatalar olabilir,  gemi yoluna devam ederken bu hataların tamiratı da yapılır. Ancak MEB’in sessizliğe gömülmesi pişkinlik mi,  kamuoyunu dikkate almamak mı ya da bilmediğimiz bir şey mi anlamış değiliz.
     Eğitim öğretim ciddi bir iştir. Sizler her konuda olduğu gibi eğitim öğretim konusunda da işi şansa bırakıyorsunuz. Ancak unuttuğunuz bir durum var ki o da şudur:  Eğitim öğretim sadece bir ülkenin kendisine değil tüm dünyaya yarar ya da zarar sağlar. Öyleyse size önerim hangi konuyu şansa bırakmak istiyorsanız bırakın, ancak eğitim öğretimi bunun dışında bırakın. Aksi takdirde olacakları ben söyleyeyim: Sizler bu ülke yönetiminin dışında kalırsınız ki bu durum sanırım sizin de hoşunuza gitmeyecektir.
     Evet, artık sizler de hem kanatlarınızı hem de ayaklarınızı birlikte kullanmayı öğrenseniz çok iyi olacak. Bir durum karşısında ayaklarınızın yere basmasını sağlamalısınız ve gelen eleştirilerden yararlanmasını bilmelisiniz. Çünkü bu ülke hepimizin ve hepimizin olmaya da devam edecektir. Sakın ola ki kendinizi bu ülkenin efendisi olarak görmeyin. O zaman gerçek efendiler tarihte çok yüksek oylarla iktidara gelenlere neler yaptıysa sizlere de onu yapmaktan çekinmeyecektir.

İbrahim KAÇIRAN
Kurucu