Tüm Haberler
Tüm Duyurular

YİNE DAĞ FARE DOĞURDU
<< Geri Dön



   07 -08 Mart 2008 tarihlerinde TOBB Türkiye Eğitim Sektör Meclisi Eğitim Çalıştayı,Ankara’ da TOBB Üniversitesi’nde yapıldı.
     Düzenleme komitesi olarak; Necdet Doğanata TOBB Eğitim Sektör Meclis Başkanı, Hasan Eren Başkan Yardımcısı, Eyüp Kılcı Başkan Yardımcısı, Prof.Dr. Ali Fuat Bilkan Sektör Meclis Danışmanı, Prof.Dr. Mustafa Balcı AB Türkiye Delegasyonu Eğitim Sektör Başkanı görev yaptılar.
     TOBB Eğitim Sektör Meclisi Başkanı Sayın Necdet Doğanata, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Öner Güney, AB Delegasyonu Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Balcı, MEB’liği Müsteşarı Muammer Yaşar Özgül, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Parseker de konuşmacı olarak katıldılar.  
     Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri TOBB’ un eğitimle ilgili bu ilk çalışmasını çok önemli bulduklarından bir gün önceden Ankara‘da toplandı. Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarlığına yeni atanan Sayın Muammer Yaşar Özgül ve Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Öner Güney ziyaret edildi.
     Her iki bürokrat da, bizlerle yakından ilgilenip,hepimizi tek tek dinlediler, ikramlarda bulundular ve sorunlarımızı rapor olarak isteyerek, yardımcı olacaklarını ifade ettiler.
     Buraya kadar her şey normal ve ziyaretler amacına ulaşmış gibi gözükse de üzerinde durulması gereken bazı hususlara çok da önem verilmemiş gibiydi.Bunları şöyle sıralayabilirim:
  • 5 milyon öğrencinin (tüm özel eğitim kurumları dâhil) yararlandığı,500 bin kişinin istihdam edildiği, 5 milyar dolar cirosunun bulunduğu dev bir sektörün ilk defa yapılan eğitim çalışmasına Birlik Başkanı Sayın Rıfat Hicarcıklıoğlu katılamaz mıydı?
  • Her fırsatta “Türkiye’nin en önemli konusu eğitimdir.” diyen medya yazar ve çizerleri böyle önemli bir çalışmayı neden basına taşımadılar. Ama “simitçiler derneği” böyle bir çalışma yapsaydı eminim manşet olarak vereceklerini biliyorum. Simitçileri kıskandığım için değil, hiç değilse bize de o kadar değer verilsin isterdim.
  • MEB Sayın Çelik, söylediklerini hayata geçiremeyen bakan olarak tarihe geçecektir. Sayın Bakan, her platformda özel sektörün haklı olduğunu söylemiş ama aldığı not orada kalmıştır. Başka bir deyimle ne kızı vermiştir ne de dünürcüyü küstürmüştür.
  • Ziyaretinde bulunduğumuz sayın müsteşar da “Sorunlarınızı rapor halinde getiriniz.” deyince taktiğin henüz değişmediğini gördüm. Amaç grubu oradan hoş gönderebilmek politika(!) yapmaktı. Yoksa müsteşar çözmek istese özel okulların sorunları onlarca defa o bakanlığa gönderilmiştir. Ama yine de yeter ki çözmek istesinler onlarca defa daha o sorunlar tekrar gönderilebilir.
  Peki, özel okullar ne istiyor bir de ona bakalım:
  • Resmi okullarda eğitim parasız olduğundan özel okullara ücret ödeyerek, devletin vereceği hizmetin bedeli karşılığında satın alan velilere, doğrudan destek verilmesini
  • Özel okulların teşvik edilmesi ve desteklenmesinin bütün okullarımızdaki kaliteyi arttıracağı anlayışı ile teşvik unsurları eğitim alanına yönlendirilmelidir.
  • Günümüzdeki devletçilik anlayışının değişmesi sonucu, değişik alanlarda (sağlık, güvenlik, ulaşım, temizlik…) özel sektörden hizmet satın alınmaktadır. Eğitim alanında da hizmet satın alınmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Özel okul velilerinin ödedikleri ücretlerin vergiden düşürülerek veya velilere makul bir ödeme yapılarak velileri desteklenmelidir.
  • Özel okullara tanınacak vergi muafiyeti süresi en az 20 yıl olmalı bütün okullara uygulanmalı ve KDV %1’e indirilmeli.
  • Özel okullarımızda öğretmen, usta öğretici ve personel olarak 60.000 civarında personel istihdam edilmektedir. Bu nedenle istihdam üzerindeki vergiler hafifletilmelidir. Çünkü sektördeki en büyük gider personel ücretleridir. Bu ücret miktarının, giderlerimizin %70’i aştığı göz ününde bulundurulmalıdır.
  • Eğitimin devlet bütçesine getirdiği maliyeti azaltmak için özel sektöre hazine aracılarının tahsis edilerek, sektör bu alana yatırım yapmaya teşvik edilmeli ve arsa tahsisi ile ilgili işlemler kolaylaştırılmalıdır.
     Dikkat edilirse özel okul müteşebbislerinin şahıslarına istedikleri hiçbir şey yoktur aslında. Veli haklarının korunması ve sektörün güçlenmesi adına talepler vardır. Bu talepler dikkate alınırsa, zaten özel okula giden öğrencilerin %2 ‘ lik oranı da kendiliğinden yükselmiş olacaktır.
     Anlamakta güçlük çektiğim konu ya %2 oranına razı olup oturacaksınız ya da %80 oranını bulmuş ülkelerin yaptıklarını siz de yapıp aynı oranı yakalayacaksınız. Hem her fırsatta %2 ‘lik oran kaderimiz olmamalı bu oranı nasıl yükseltebiliriz diye veryansın edeceksiniz hem de hiçbir şey yapmayacaksınız. Ben bunun adına samimiyetsizlik diyorum.

İbrahim KAÇIRAN
Kurucu