Tüm Haberler
Tüm Duyurular

SEVGİLİ ÖĞRENCİLER LÜTFEN BU YAZIYI OKUYUNUZ
<< Geri Dön



    Bildiğiniz üzere okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Daha şimdiden hazırlıklara başladığınızı ve yavaş yavaş bütün bedeninizi tatlı bir heyecanın sardığını görür gibiyim. Ayrıca nasihat sevmediğinizi de biliyorum ama bir öğretmen olarak yine de çorbada tuzum bulunsun istedim.
    Eski bir dönemde yolcuları nehrin bir tarafından, diğer tarafına geçiren bir kayıkçının, iki küreği varmış. Küreklerden birinde inanç, diğerinde ise çalışmak kelimeleri yazılı imiş. Kayıkçıya küreklerine niçin bu kelimeleri yazdığı sorulduğunda:"Nehirde karşıdan karşıya geçmek için her iki küreğe de ihtiyacım var; çünkü hedefe varmak için, gayret ve inancım olmalı" demiş. Bunlardan biri eksik olursa hayattaki hedeflerimizi gerçekleştiremeyiz.
   Bilim ve teknoloji sayesinde dünya akıl almaz bir hızla değişmektedir. Ülkemizin bu gelişmelerin dışında kalmaması için her bireyin üzerine düşeni yapması adeta bir zorunluluk haline gelmiştir. Ayrıca her biriniz bir ailenin umudu olduğunuz gibi kendinize de bir gelecek hazırlamak durumundasınız. Bunun için de çok çalışmanız, kendinize bir hedef belirlemeniz, yeteneklerinizi gerçekçi bir şekilde değerlendirmeniz hayata hazırlanmanız konusunda en büyük etken olacaktır. Çünkü bilgi çağında yaşayabilmeniz için donanımlı olmak zorundasınız. Bu alt yapıyı oluşturmak için, en uygun mekân ve zamana sahipsiniz.
Sevgili gençler! İçinde bulunduğunuz her anı okuyarak, araştırarak, iletişim teknolojisinden yararlanarak dolu dolu geçirmelisiniz. Çünkü "Dün iptal edilmiş bir çektir, yarın bir borç senedidir, bugün ise nakit paradır."
  Edison, bir icat peşinde 24 saate yakın çalıştığı günlerin birinde, yardımcısına kendisini yarım saat sonra uyandırmasını söyleyerek uykuya dalar. Fakat yardımcısı yarım saat sonra onu öyle derin ve tatlı bir uyku içinde bulur ki, Edison´u uyandırmaya kıyamaz. Bir yarım saat daha bekler ve öyle uyandırır. Edison uyanır uyanmaz ilk işi saati sormak olur. Durumu öğrenince de çok sevdiği asistanını şiddetle azarlar."Sen ne hakla benim yarım saatimi çalarsın?"der. Evet, saatler değil dakikaların dahi önemli olduğu zamanımızda en iyiye ve en güzele ulaşmak için bir an önce hedeflerimizi belirlemeli ve çok çalışmalıyız. Öyleyse başarıya ulaşmanın yolu hedefi belirlemek, zamanı iyi kullanmak ve yılmadan çalışmaktır.
  Seçtiğiniz hedefe doğru ilerlerken dünyadaki en önemli gücün "bilgi" olduğunu göreceksiniz ama sadece bilginin sizi donanımlı hale getirmeyeceğini de bilmelisiniz. Sizleri dürüst, ayakları yere basan, özgüveni gelişmiş, milli ve manevi değerlerine sahip, Türkiye sevdalısı bireyler olarak yetiştirmek biz öğretmenlerin en büyük arzusudur. Çünkü yaşam sadece okuldan ibaret değildir. Sizler hayata atıldıktan sonra, bilgi ve becerinizin dışında başka değerlere de ihtiyaç duyacaksınız. Bu değerler şu an aldığınız eğitim ve öğretimle doğru orantılı olacaktır. Bu konuyla ilgili çok beğendiğim bir kıssayı sizinle paylaşmak isterim:
  Sınıf bir gün öğrencilerin gürültü patırtısıyla sallanırken sert görünümlü bir öğretmen kapıyı açar ve sınıfa girer. Sınıf aniden sessizliğe bürünür. Öğretmen tebeşiri eline alır ve tahtaya kocaman bir "1" rakamı çizer. “Bakın” der öğrencilere: "Bu kişiliktir. Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey odur." Sonra 1’in yanına bir 0 koyar: "Bu da başarıdır. Başarılı bir kişilik l’i 10 yapar." Bir 0 daha ekler ve: "Bu, tecrübedir 10 iken 100 olursunuz." der. Sıfırlar böyle uzayıp gider: yetenek, disiplin, sevgi... Eklenen her yeni 0’ın kişiliği on kat zenginleştirdiğini anlatmaya devam eder öğretmen. Sonra silgiyi alıp en baştaki 1´i siler. Geriye bir sürü sıfır kalır. Öğretmen öğrencilerine şöyle der: "Kişiliğiniz yoksa öbürleri hiçtir."

Son söz olarak; Günlük başarılar yerine, "Kalıcı Başarılar" hedeflemeniz umuduyla başarılı ve sağlıklı bir eğitim-öğretim yılı geçirmenizi diliyorum.

 

İbrahim KAÇIRAN
Kurucu