Tüm Haberler
Tüm Duyurular

DEĞERLİ EĞİTİMCİLER
<< Geri Dön



   Yeni nesiller, üzerinde çalışılmamış bir heykel kalıbı gibidir. Eğer iyi bir sanatçının eline geçmeyecek olursa, bir kaya parçası gibi ebediyen şekilsiz kalır. Kesinlikle bilinmelidir ki, bir milletin kaba, ahlaki değerlere karşı duyarsız,  milli ve manevi değerlerden yoksun olmasının yegâne suçlusu eğitimci ve eğitimi planlayanlardır.
   Neden mi? Çünkü toplumları yönetenler kendi milletlerinin birer aynasıdır. Onlar, toplumu oluşturan bireylerin kopyasıdır. Çünkü onları kendi toplumları yaratmıştır. O halkın yapısı nasılsa, onlarda öyledir. Dolayısıyla bu kavram bütün sektörler için geçerlidir. Ama söz konusu eğitim olunca bu yansıma daha da etkili olarak ortaya çıkmaktadır. Zira eğitimin kapsamadığı tek bir alan yoktur. Öyleyse biz çocuklarımıza ne verirsek onu alırlar, biz ne kadarsak onlarda o kadar olacaklardır. Yani bugünkü toplum günahıyla sevabıyla bizim eserimizdir.
   Ama sistem ya da yasalar başarılı olmamızı etkiliyor diyenleri de duyar gibiyim. Kesinlikle bunlar doğru değildir, tamamen yaşadığımız sorunlar eğitim kaynaklıdır. Örneğin bir pilot az maaş aldığı için uçak düşürmez ya da uçağı kötü kullanamaz. Öyleyse kanunlar ne kadar etkili ve doğru çıkarılırsa çıkarılsın eğer çocuklar, doğru eğitilmezse, amaçsız olarak hayata atılırlarsa, hukuk düzeni ne kadar alt yapısı sağlam olursa olsun yinede yaşadıkları hayat sorunlu olacaktır. Rüşvet, adam kayırma, kalpazanlık, soygun, hırsızlık, memurları vurdumduymaz, siyasileri de cambaz olacaktır. Çünkü çıkarılan yasaları da, kanunları da uygulayacak olan insandır, önce insanın eğitilmesi şarttır.
   Eğitim süresince çocukların davranışı olumlu yönde değiştirilmeye çalışılmalı ve mezun noktasına kadar da bir hayat felsefesi aşılanmalıdır. Onlarda adalet duygusu geliştirilmeli ve içlerine Allah sevgisi yerleştirilmelidir. İnancı olmayan toplumların ayakta kalması mümkün değildir. Ama hiçbir şeyde aşırılığa kaçmamalı, hiçbir şey tek taraflı, tek gözlü olmamalıdır. Her şey zamanında ve yerinde zorlamadan onları inandırarak yapılmalıdır. Çocuklarımıza şiddet ve ceza uygulamadan güven ve sevgi telkin edilmelidir. Onlar bizi model aldıkları için sözümüz, özümüz ve davranışlarımız arasında tutarlılık olmalıdır. 
   Ayrıca, değişen nesillerle birlikte teknolojik gelişmeler, yeni kavramlar, arzu ve istekler de değişiyor. Ayni zamanda yeni argümanları da beraberinde getiriyor. Birbirini takip eden yakın kuşaklarda bile kültür çatışmasının çok sık yaşandığı görülmektedir. Bir ebeveyn ile çocuğunun izlediği film, dinlediği müzik, giydiği kıyafetler bile tahmin edilenin çok ötesinde farklılık gösterebilmektedir. Bu durum çok hızlı değişimin doğal sonucudur. Hal böyle olunca, yeni nesillere modası geçmiş, köhnemiş, çağdışı bir eğitim sistemini kabul ettirmek mümkün değildir. Israrı halinde kan uyuşmazlığı olur bu da olumsuz sonuçlar doğurur.  
   Değerli Eğitimciler, demek ki, milli ve manevi değerlerin dışında teknolojik gelişmeleri de göz ardı etmemek gerekiyor. Kullandığımız teknoloji evrensel, takip ettiğimiz yöntem ve teknikler de çağın gereklerine uygun olmalıdır. Tabii çocuklarımızı bu imkânlardan yararlandırmak içinde önce bizim kendimizi yenilememiz gerekir. Ancak o zaman onların fiziksel, ruhsal ve duyuşsal gelişimlerini sağlayabiliriz.
   Çocuklara bahçeler gibi özen göstermeliyiz. Bilindiği gibi, bahçeler, çimlendirilir, güller dikilir, kamelyalar yapılır, şelaleler akar, spor alanları ve yollar yapılır, oturacak masalar konur. Bilirsiniz ki, bu bahçe bir peyzaj mimarının elinden çıkmıştır. Bu nedenle hep bakımlı ve temiz kalırlar. Biz gençliğin ruhunu bir bahçe gibi nakış nakış işlemeliyiz. Aksi takdirde sürülmemiş ve ekilmemiş bir tarla gibi kendi haline bırakırsak orada ancak ot ve diken yetişir. Oysa biz onların yüreğine güller, rengârenk çiçekler ekmeliyiz ki okullar çiçek bahçesine dönsün.

   Sonuç itibariyle, çocuklarımız yarınlarımızdır, gelecek baharlarımızdır. Onların en iyi şekilde hayata hazırlanması için ebeveynlerle de işbirliği kaçınılmaz olmuştur. Her birey, büyük bir kıymettir ve büyük bir nimettir. Hayatı onlarla güzelleştirecek, hayatın yönünü çizecek ve onlara karakter ve rengini verecek, siz değerli öğretmenlersiniz. Okulları, kalp ile beynin birleştiği ve birlikte hareket ettiği mekânlar haline getirmelisiniz. Sevgiyle kalınız.


İbrahim KAÇIRAN
Kurucu