Tüm Haberler
Tüm Duyurular

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM
<< Geri Dön



Değerli Ebeveynler,
     Siz haklı olarak başarılı, çevresiyle ilişki kurabilen, sosyal, performansı yüksek, saygılı, sorumluluk duygusu gelişmiş, düşünceli, güvenilir, adil, iyiliksever, özü sözü doğru birer evlat yetiştirmek istiyorsunuz. En kıymetli varlıklarınız için bunları istemeniz kadar doğal bir şey de yoktur zaten. Ancak bütün bunlar sadece istemekle olmaz. Sizin de görevlerinizi yerine getirmeniz, destek olmanız, sacın diğer bir ayağını oluşturmanız onların başarısı için elzemdir. Daha da önemlisi çocuk yetiştirme konusunda kendinizi geliştirmeniz, uzmanları dinlemeniz, okul seçiminde dikkatli olmanız; çocuğunuzu kime verdiğinizi, nasıl bir eğitim aldığını bilmeniz, önemli konuların başında gelir.    
     Çocukların kişilik şekillendiricisi ve ilk öğretmeni siz, anne-babalarsınız. Çünkü çocuk okul ve öğretmenden önce ilk sizi görür. Dolayısıyla, kendisine sizi rol-model alır. Sizler de onlara dürüstlük, sabır, adalet, çalışkanlık, kararlılık, cesaret, yardımlaşma, sorumluluk kazandırmak, başkalarına saygılı davranmayı öğretmek gibi temel değerleri kazandırmaya çalışmalısınız. Çocuğunuzun öğrenecekleri, sizin yaptıklarınız ve yaşam biçiminiz olacaktır. Örneğin; argo konuşan bir ebeveynin çocuğuna: “Sen, argo konuşma.” demesinin olumlu bir etkisi olmaz. Çocuğun yanında sigara içen bir ebeveynin ona: “Sigara zararlıdır, içme!” demesi yine çocuğun eğitimine bir katkı sağlamaz. Tersi bir örnek ise, kendilerine yüksek standartlar koymuş, buna göre hareket eden bir ailede çocuğun da farklı bir hareket tarzını benimsemesi beklenemez. Özetle, çocuklara nasihat yerine olumlu davranışlarla örnek olmak eğitimde daha etkili bir yoldur. Ebeveyn, kötü alışkanlıklardan ya uzak durmalı ya da çocuğunun yanında bunları sergilememelidir.
    Elbette bütün bunlar, çocuk eğitiminin her evresinde önemlidir. Ancak okul öncesi eğitimde daha da büyük önem kazanmaktadır. Çünkü çocuk zekâ gelişiminin % 69’unu 7 yaşına kadar tamamlar. Öğrenme becerisi bu yaşta gelişir. Nesneleri, varlıkları, birtakım temel beceri ve davranışları bu yaşlarda öğrenir. 
    Değerli anne-babalar, “Okul Öncesi Eğitim” çağımız gereği de zorunlu eğitim süreci içine girmiştir. Çünkü sosyal ve duygusal gelişimi desteklediği, yetişkinlik döneminde bireylerin daha üretici ve verimli olduğu, sahip olduğu kapasitenin büyük bir bölümünü kullanmayı öğrendiği, 4–7 yaş gurubunun insan gelişiminin en hızlı ve en duyarlı dönemi olduğu konusunda uzmanlar fikir birliğine varmışlardır. Ayrıca gelecekteki başarıları üzerinde de önemli etkilerinin olduğu, kararlı bir duruş sergilemeyi öğrendikleri, hayatın iniş ve çıkışlarına karşı mücadelede daha etkili oldukları yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Gelişmiş dünya ülkeleri bunları bizden önce fark etmişler ve gerekli önlemleri de almışlardır. Örneğin Türkiye genelinde ortalama, okul öncesi okullaşma oranı %17 iken bu rakam Avrupa’daki birçok ülkede %80 ile %100 arasında değişmektedir. Bunun yegâne sebebi yukarıda bahsettiğimiz olumlu yararlarından dolayıdır.
    Değerli öğretmenler; eğitim, okulların dört duvarı ile sınırlı olmamalıdır. Eğitimi bir bütün; çocuk, ebeveyn ve çevre de bu bütünün parçaları olarak kabul edilmelidir. Eğitim bütünün tamamını kapsayacak şekilde yansıtılmalıdır. Başka bir deyimle ortak payda olmazsa olmazımız olmalıdır. Bu yaklaşım çerçevesinde, anne-babaya daha çok rol verilmelidir. Doğru materyal kullanımı konusunda onları bilinçlendirmeli, çocukların okulda geçirecekleri sürenin yaşlarına göre önem arz ettiği belirtilmelidir. Örneğin; küçük yaş gruplarında yarım gün, 5–6 yaş gruplarında ise tam güne çıkarılması gerektiğini ifade edilmelidir. Çocukları sadece barındıran kurumların, onların eğitimine katkı sağlamayacağını, çocuğun gönderildiği mekânların eğiten, nitelikli kurumlar olması gerektiği vurgulanmalıdır. Unutmayınız ki, okul öncesi eğitim, toplumun temel yapısını oluşturur. Bu temel yapının merkezinde saygı, sevgi, paylaşım ve sorumluluk vardır. Sonuç itibariyle okul öncesi eğitim önemli ve her çocuk için gereklidir.

        Çocuğa söz verilen şey mutlaka yerine getirilmelidir. Yoksa yalan söylemeyi öğrenir. TALMUD

İbrahim KAÇIRAN
Kurucu