Tüm Haberler
Tüm Duyurular

TÜRKİYEDE ÖZEL OKULLAR VE ÖNEMİ
<< Geri Dön



   Günümüzde bilim ve teknoloji akıl almaz bir hızla ilerlediği artık bilinen bir gerçektir. Çağa ayak uydurmak ve gelişmiş ülkelerin eğitim seviyesine ulaşmak ancak çağdaş, kaliteli ve etkin bir eğitim ile mümkündür. Ekonomik büyüme ve kalkınma ile rekabetin itici gücü eğitimdir. Dünya üzerindeki tüm toplumlar kaliteli eğitimin gerekliliğine gün geçtikçe daha fazla ihtiyaç duymakta ve eğitimin yaygınlaştırılması ve başarının yükseltilmesi için eğitime daha fazla kaynak aktarılmasını istemektedir.
   Bir ülkedeki genç nüfus, o ülkenin geleceği ve devamlılığı için çok önemli bir zenginliktir. Bu genç nüfusun nitelikli ve donanımlı bir şekilde geliştirilmesi de büyük önem arz etmektedir. Türkiye de çağa ayak uydurabilmek için 21. yüzyılda mevcut genç nüfusunu eğitmek ve üreten insanlar olarak hazırlamak için çok çaba sarf etmek zorundadır. Bu nedenle devletin, kişilerin maddi ve manevi varlığının geliştirilmesini sağlayan bu eğitim kurumlarını açması ve bu kurumlara işlerlik kazandırıp geliştirmesi öncelikli görevidir.
  Ülkemizde Cumhuriyet tarihinden bu yana devletin en çok önem verilmesi gereken iki unsurdan biri olan eğitime, imkânlarının yetersiz olması, nüfus artış hızının yüksekliği devletin eğitime yeterince kaynak ayıramaması, eğitim alanına özel sektör yatırımlarını da kaçınılmaz hale getirmiştir.
1960’ların sonlarından 80’lerin ortalarına kadar kalkınma planlarında ilk önceleri özel okullar, düşük nitelikte hizmet sağlayan ve kamu eğitim kurumlarının niteliğini düşüren kurumlar olarak görülmekte iken, devletin bakışı 1985 yılından itibaren değişmeye başlamış, değişen bakış açısına uygun olarak özel okulların gelişmesine fırsat ve imkan tanıyan düzenlemeler bu tarihten sonra başlamış ve alınan tedbirlerle özel okullar örnek alınan kurumlar haline gelmiştir.
   Özel okullar, yıllar boyunca Türk eğitim ve öğretimine önemli katkılar sağlamıştır. Özellikle son yıllarda da Özel okulların Türk eğitim sistemi içerisinde elde ettiği büyük başarılar artık Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da sıklıkla dile getirilir olmuştur. Bakanlığın yaptığı hemen her sınavda ( SBS, ÖSS) Özel okul öğrencilerinin başı çekmesi, tüm dikkatlerin Özel okullara yönelmesini sağlamıştır.
Özel okullar, çağın gereksinimlerine ve öğrencilerin ihtiyaçlarına göre tüm dünyadaki eğitim sistemini araştırarak uyguladıkları farklı programlar, sosyal, kültürel, sportif alanlardaki katılımcı ve yönlendirici etkinlikler, başarılı yabancı dil öğretimi, sağlıklı eğitimin yapıldığı ve yeterli eğitim materyalinin bulunduğu tam bir öğrenme ortamı oluşturmaktadırlar.
  Ayrıca Özel okullar, öğrencilerine iyi bir eğitim ortamı sağlarken, öğretmen ve yöneticilerine de düzenli hizmet içi eğitim programları uygulamakta, bu hizmet içi etkinliklerle eğitimdeki gelişmeler zaman geçirilmeden öğrencilerle paylaşılmaktadır. Dolayısıyla özel okullar için bu başarıların elde edilmesi de tesadüf değildir.
   Eğitim alanındaki bütün bu başarılarına rağmen Özel Okulların devlete ve ülkeye yaptığı katkıyı yalnızca eğitim ve öğretimle sınırlamak haksızlık olacaktır. Çünkü Özel okulların devlete katkısı yalnızca eğitim-öğretim alanında değildir. Ekonomik anlamda da büyük katkıları vardır. Devlet adamlarımızın bu gerçeği görmesi ve Özel okullara köstek olmak yerine destek olması halinde ise bu katkılarla ülke eğitim-öğretim ve ekonomik anlamda çok daha iyi yerlere gelecektir. Özel okulların varlığı ve daha da yaygınlaşması hem devleti finansal açıdan rahatlatacak hem de eğitim sektörü için yeni kaynakların yaratılmasını ve kamu kaynaklarının az yatırım yapılan bölgelere aktarılmasını sağlayarak hizmetlerin genişlemesinin temin edilmesine katkıda bulunacaktır.  Ayrıca Özel okulların yaygınlaşmaya başlaması eğitim sektöründe rekabeti doğuracaktır. Rekabetin artması durumunda daha fazla eğitim hizmeti sunulacak, devlet için eğitim maliyetleri azalacak ve eğitim niteliği artacaktır.
Türkiye’de eğitim alanındaki en büyük sorun, eğitime olan talep artışı ve buna paralel olarak devletin bu talebi karşılamaktaki fiziki ve ekonomik yetersizliğidir. Türkiye’de özel okulların gelişmesinin en büyük nedeni kamu okullarının kapasite yetersizliğinden kaynaklanmaktadır.
  Özel sektörün eğitimdeki payına bakıldığında, çağdaş dünya verilerinin altında olduğu gözlenmektedir. 2004-2005 öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumlarına bağlı 1652 okul ve bu okullarda 261.570 öğrenci okuduğu dikkate alındığında, tüm eğitim kademeleri için; (özel öğrencilerin genele oranı %1.9, özel okulların tüm okullara oranı %3.2 ve özel öğretim kadrosunun tüm öğretmenlere oranı %4.8’dir. Bu oranlar Avrupa Birliği ülkelerinin ortalamasının çok altındadır. Bu veriler de Türkiye’de Özel okulların yeterince desteklenmediğinin bir göstergesidir.
  Avrupa ülkelerinde özel okulların genel eğitim içerisindeki payı; Almanya’da %14, Fransa’da İlköğretim ve okul öncesi eğitimde %13,6, Ortaöğretimde ise, %20, Hollanda ‘da ilk ve orta okul öğrencilerinin %70, İsviçre ‘de % 5, Danimarka’da %12 ve Amerika’ da %9.2’dir.
Özel okulların eğitim sistemimiz içerisindeki önemi büyük olmasına rağmen diğer ülkelerle kıyaslandığında yeterli seviyede olmadığı bir gerçektir. Türkiye’de özel okulların toplam eğitim içindeki payının %1.9 ile çok düşük kalması, Özel okulların Türk eğitim sistemi içinde daha çok gelişme gereğini ortaya koymaktadır. Özel okulların gelişmesinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.
Avrupa ve çağı yakalamış diğer ülkelerde devletin gözetimi ve denetimi altında bulunan Özel okullara, devlet bütçesinden, belediye fonlarından; personel aylıkları, işletme giderleri ve öğrenci bursları ile okul binalarının yapımı ve onarımı gibi çeşitli yönlerden mali yardım yapılmaktadır.
  Örneğin, idari yapımızı aldığımız Fransa Devleti, kanun ve yöneliklere bağlı kalarak eğitim hizmeti veren okulların personel maaşlarını ve çeşitli giderlerinin bir kısmını devlet bütçesinden karşılamaktadır.
Ülkemizde bulunan özel okullara bu ve buna benzer mali yardımların yapılması halinde özel okul sayıları artacak, kalite yönünde daha yüksek bir eğitim verilecek, diğer taraftan da 40-50 kişilik sınıfların ve ikili eğitimin önüne geçilmiş olunabilecektir.
   Türkiye Cumhuriyeti Anayasa ile devletin yapmakla zorunlu olduğu eğitim hizmetlerine; özel anaokulları, özel ilköğretim okulları, özel liseler ve özel mesleki ve teknik okullarının Devlet istatistik Enstitüsü rakamlarına göre, toplam 178.960.933 dolar devlete katkısı olmaktadır. Özel okullar, diğer bir deyişle 178.960.933 dolar devletin eğitim yükünü hafifletmektedir. Eğer imkân verilirse devletin sırtındaki yük Özel okullar tarafından daha da hafifletilecektir.
Sonuç olarak, Özel okulların çoğalmaya başlaması eğitim sektöründe rekabeti doğuracaktır. Rekabetin artmasının doğal sonucu olarak daha fazla eğitimsel hizmetler sunulmasına olanak sağlayacaktır. Özel okulların yaygınlaşması sonucunda, devlet ekonomik anlamda önemli ölçüde tasarruf yapacak ve buna dayalı olarak da devlet okullarındaki öğrenci başına düşen harcamalarını yükseltebilecek, bu da devlet okullarındaki kaliteyi yükseltecektir. Eğitim sistemimizin gelişmesine ve eğitimde kalitenin artmasına öncülük eden Özel okulların süreklilikleri, öğrenci sayısına bağlıdır. Bunun için okullardaki öğrenci maliyetlerinin ve dolayısıyla fiyatların uygun miktarlara indirilmesi gereklidir. Öğrenci maliyetlerinin ve eğitim-öğretim hizmetlerinden alınan katma değer vergisi oranının indirilmesi için devlet tarafından gerekli tedbirler alınmalıdır.
  Gerekli önlemler alındığında Türkiye’de kazanan sadece Özel okullar olmayacak, ekonomi ve eğitimin toptan gelişmesi neticesinde kazanan Türkiye’nin kendisi olacaktır.

İbrahim KAÇIRAN
Kurucu